Daily Archives: Temmuz 5, 2020

Yeni Hayat 1079 – Algısal Bir Fenomen Olarak Nefret

Michael Laitman, Oren Levi ve Tal Mandelbaum ben Moshe ile söyleşide

Nefret, bizi birbirimizle daha yüksek bir ilişkiye yükseltmek için, aramızdaki birbirine bağlı olan ağdan gelir. Ağdan kaynaklanan duyguları nasıl yöneteceğimi bilmiyorsam, herkese karşı bir kötülük kaynağı haline gelirim ve nefret salgınları ortaya çıkar. Kabala, insanlara, duygulara doğru bir şekilde tepki vermeyi ve başkalarına sakinlik örneği olmayı öğretir. Bu, ortada bir yalıtım tabakası ile bağa, negatif güce karşı pozitif bir güç çekmenin yöntemidir. Kabalistler, on kişilik gruplar halinde çalışırlar ve pozitif üst gücü keşfetmek için birbirlerine karşı taviz vermeyi öğrenirler. Kabala, bizi iletişim ağı üzerinden yönlendirir, böylece ne için yaşadığımızı öğrenebilir ve bizi etkileyen sistemi biliriz.

Söyleşinin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.kabala.info.tr/kutuphane/michael-laitman/dr-laitman-ile-yeni-hayat/yeni-hayat-1079-algisal-bir-fenomen-olarak-nefret/

Arzuların Gelişimi, Bölüm 12

Kabala bizi neye yönlendiriyor?

Açıkça söylemek gerekirse, herkesin doğası, dünyadaki tüm canlıların yaşamını, kendi yararına kullanmaktır. Kişinin komşusuna verdiği her şey sadece zoraki, zorlama altında yapılır. (Baal HaSulam, “Dünyada Barış”)

Soru: Baal HaSulam, her insanın bir diğerini farklı şekillerde kullandığını yazıyor. İnsanların sadece% 10’u özgecil bir yönelime sahiptir. Ama yine de, Baal HaSulam’ın vurguladığı gibi, onlar kendi iyililikleri için bencilce özgecillerdir.

Kabala bizi neye yönlendirmek istiyor?

Cevap: Her şeyden önce Kabala bizlere, doğamızın ne olduğunu öğretir: biz her seviyede mutlak egoistiz. Fakat kendimizi cansız, hayvansal ve bitkisel seviyelerde ıslah etmemize gerek yoktur çünkü bunu yapamayız.

Kendimizi sadece insan seviyesinde yani toplum içinde ıslah etmemiz gerekir. Birbirimizle uyumlu bir şekilde bağ kuracağımız, birbirimizi değiştireceğimiz, birbirimizi destekleyeceğimiz bir toplum yaratmalıyız.

Sadece birbirimiz arasındaki bağlantı ağında, aramızdaki doğru iletişimde, egoizmin üzerine çıkabiliriz. Ve sonra tüm diğer egoizm seviyeleri de – cansız, bitkisel, hayvan – insan seviyesine katılacaktır.

Birliğin Özü ve Kökü, Bölüm 5

Neden sadece birlik olmuş insanlar futbol oynayabilir?

Yorum: Birçok bilim adamı, ortaklığın, birlik olmanın, ilişki kurmanın, birbirleriyle yaşama ve işbirliği yapma eğiliminin, yaşamın en büyük ayırt edici özelliklerinden biri olduğunu söylüyor.

Benim Yorumum: Hayat birlik üzerine inşa edilir.

Soru: Gelişim, karmaşık yapıların bütünleşmesinin, birleştirilmesinin, ortak büyümesinin bir yoludur.

Bir yandan, servet, güç ve bilgi arayışında ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlı ve birbirine bağımlı insanlar, kabilelere, imparatorluklara ve devletlere entegre edilir.

Bununla birlikte, cansız, bitkisel veya hayvansal doğaya bakarsanız, bir araya geldiklerinde bir çeşit süper-akıl edindiklerini göreceksiniz. Örneğin, canlı hücreler birleştirildiğinde, bir süper organizma oluştururlar. Ve insanlar sadece futbol oynamak veya en fazla kendi türlerini öldürmek için birleşebilirler. Neden böyledir?

Cevap: Çünkü cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerde, doğanın tüm parçaları içgüdüsel olarak,  onların böyle yapmalarını sağlayan, daha yüksek bir gücün dış etkisi altında birleşirler. İnsan kendi içinde, egoizmine ters olan bu yöntemi, gücü ve birlik düzenini bulmak ve yaratmakla yükümlüdür.

Bu, insan dışındaki cansız, bitkisel ve hayvansal doğa koşullarında bulunmayan, insanları diğer her şeyden ayıran bencilliğe aykırı bir çalışmadır. Bu, insanların doğayı ifşa etmek için büyüyen bir akla, becerilere ve ilkelere sahip olmalarını sağlar. Onların altındaki her şey, cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerdedir.

Ancak, onların seviyesinde, insanın, toplumun seviyesinde, insanlar hiçbir şey ifşa edemezler. Sadece bazı ilkel bağımlılıkları keşfederler, daha da fazlasını değil. Sonuçta, sadece bir güçleri vardır yani ayırmanın egoistik gücü.  Onlar, özgecil olan, ikinci güce sahip değillerdir.

Bu nedenle, tek bir güçle çalıştıklarında hiçbir şey olmaz. Onlar, kesinlikle bencil gücü geliştirmek için birbirleriyle ilişki içinde olmaya çalışırlar. O zaman da bu, sürekli dürtüklemeler ve krizlerle çok kötü bir şekilde gerçekleşir.

Eğer insanların emrinde de olumlu bir güç olsaydı, olumsuz olana karşı çıkan bir güç, o zaman elbette her şeyde başarılı olurlardı.

Yaradan Neden Kötü İnsanları Cezalandırmaz?

Soru: Yaradan neden kötü insanları cezalandırmaz?

Cevap: “Neden” sorusu, dünyadaki yaşamın ortaya çıkışından beri var olmuştur. Neden kurtlar koyun yer, neden büyük balıklar küçük balığı yer? Bütün bunlar, özünde insan egoizmi olan, doğanın durumuna dayandırılmalıdır.

İnsan egoizmini ıslah edin – ve bunu yapabilirsiniz – ve doğada, kurtların ve koyunların nasıl birlikte barış içinde yaşadıklarını göreceksiniz.

Her Durumda Sakin Kalmak Mümkün Mü?

Soru: İnsanları, her durumda sakin kalmanın gerekli olduğuna nasıl ikna edebilirsiniz?

Cevap: Bunun mümkün olduğunu söyleyemem. Bunu kendimden biliyorum. Ben de aniden heyecanlı/sinirli davranmaya başlarım. Sakin olmak zorunda değilsiniz.

Bazen neler olduğunu hemen fark etmek imkânsızdır. Egoizm sizi o kadar zorlar ki, duyularınıza ulaşmanız biraz zaman alır. Yaradan bunu,  içinizde yeni egoist arzuların daha üst bir seviyede nasıl ortaya çıktığını göstermek için, bilerek yapar. Yani ondan uzaklaşmak yoktur.

Ana şey, ortak sistem içinde, karşılıklı destekte içinde olmaktır. Her gün sizi normal bir koşula getiren, böyle bir ders alsaydınız ne olacağını bir hayal edin. Bu sizlere manevi bir ayar verir, sizi dengelerdi. Ve yavaş yavaş dünyaya farklı bir şekilde bakardınız.

Twitter’da Düşüncelerim / 4 Temmuz 2020

Her manevi eylem tıpkı “ışığın avantajının karanlıktan ifşa olduğu” gibi ona karşıt bir eylemle başlar. Her şey sadece zıtlıktan algılandığından, diğer türlü bir şey hissedemezdik. Karanlık ışıktan önce geldiği gibi, karışıklık ve idrak eksikliği netlik ve anlayıştan önce gelir.

“Toprağın kazancı (arzu) her şeydedir.” Karanlık önceden, arzuda ifşa olmalı ve bizler sadece karanlıktan ışığı ediniriz. İnsanlığın evrimi, egonun büyümesi sayesinde ilerlemiştir. Şimdi bizi bu ego-arzudan çıkaracak olan üst kuvveti uyandırması gereken “son nesil” e geldik.

Bütün gelişimimiz, artık egonun (doğamız) içinde var olamayacağımız ve bunun üzerine çıkmamız gerektiğinin farkındalığına yol açmıştır.

Bugünkü safha önemli ve benzersizdir, benzerleri tarihte hiç var olmamıştır. Binlerce yıldır yaptığımız gibi var olmaya devam edemeyeceğimizi anlamaya başlıyoruz.

İnsanlık, egoizmin yukarıdan bir kuvvet olduğunu ortaya çıkarmaya başlıyor ve yardım için dönmemiz gereken egoizme zıt bir üst kuvvet var ki böylece kötülüğün gücünü iyiliğin gücüne, anti-egoizme dönüştürecek. O zaman yeni, üst dünyada iyi, mutlu hayatlar yaşamaya başlayacağız!

Her insanın başkalarını düşünüp, onların refahını önemsediği bir dünya yaratma girişimi başarılı olmadı! Böyle bir devrim, ancak içimizde farklı bir doğayı ifşa edecek olan Yaratan tarafından uygulanabilir. Mümkün olduğunca çabuk istemeye çalışmamamız gereken budur!

Koronavirüsün yakında yok olmasını ummamalıyız. Bizi yalnız bırakmayacak ve daha ciddi sorunlar buna eklenecek. Yakında, para, kaynaklar ve gıda ürünleri tükenecek ve insanlık muazzam bir şekilde acı çekecek.

Bunun yanı sıra kasırga, fırtına bulutları, çekirge, sel ve kuraklık yaklaşıyor

Sadece Yaradan’a dönerek sıkıntılardan kurtulabiliriz. Ona dönmeye başladığımızda, en mühim olanın problemlerden ve talihsizliklerden kurtarılmak olmadığını anlayacağız zira onlar bize verildi ki böylece Yaradan’a dönebilelim.