Dünya — Gerçeklik Mi, İllüzyon Mu, Bölüm 9

Kabalistlerin Diline Bağlı Kalın

Baal HaSulam, ”Kabala Bilgeliği’nin Özü”: manevi konularla ilgilenildiğinde her mantıklı kişinin anlayacağı gibi düşünüp taşınabileceğimiz kelimeler ya da harfler yoktur. Bunun nedeni tüm kelime hazinemizin duyularımız ve hayal gücümüzün kombinasyonları olmasıdır…

Bu, özellikle ilmin araştırılmasındaki alışılagelmiş konuşmalarda kişinin bu sözlerde biraz mantık bulması gerektiği yerlerde böyledir. Burada öğretmen inceleme yapanlar için dikkatli bir şekilde kesin tanımlar bulmalıdır.

Eğer sözlerimizde hissettiğimiz her şeyi ifade edersek, her birimiz kendi dilimizi, kendi ansiklopedimizi vb. yaratacağız ve birbirimizle iletişim kuramayacağız. Bu nedenle, yapabileceğimiz ve yapmamız gereken, özümüze dayalı kelimeleri, ifadeleri ve tanımları kullanmaktır.

Kabala’nın tam olarak yaptığı şey budur. Bir insanın beş türe ayrılan arzudan oluştuğunu söyler: sıfır, bir, iki, üç ve dört. Bu beş arzu türünde, çeşitli olumlu ve olumsuz tatminler hissediyoruz ve herkes onlara sahiptir. Bu nedenle her şey sadece arzudan ibarettir.

Bunun için, net/belli bir Kabalistik dile bağlı kalırsak, yoldan çıkmayacağız. Eski Babil’deki yıkımdan önce bu böyleydi, tüm insanlar Zohar Kitabı’nın yazıldığı tek bir dil konuşurdu, Aramice.

Aramice dili iyidir çünkü doğanın kendi özünden gelir. Her birimizde oluşan beş arzu seviyesi beş tanım oluşturur. Bu dil, onlara dayanmaktadır.

 

Üzgünüm, bu öge için yorum yapma kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed