Özel Manevi Bileşen

Yaradan’ı edinmek için bağa erişmemiz gerektiğini bile duymakta zorlanan insanlar vardır. Yaradan çok yüce ve akıl almazdır, O, hissetmediğimiz başka bir boyuttadır. O bizim aklımızın ve duygularımızın kapsamına uymamaktadır. Bu yap-bozu – Yaradan’ın görüntüsünü – içimizdeki düşüncelerden ve hislerden, O’nu bir şekilde hissetmemiz ve anlamamız için birleştiremiyoruz.

Oysa öte yandan, bunun dünyamızdaki basit fiziksel eylemlerle gerçekleştiğini söylüyorlar. İkisi arasındaki bağlantıyı anlamıyoruz: Başkalarına gülümser ve onlara iyi davranırsam bu nasıl yardımcı olur? Bunu ciddi bir oyun olarak değil, sadece ikiyüzlülük olarak düşünüyoruz. Bizler doğası gereği egoistiz ve içsel özü değiştirmeden dışsal davranışımızı değiştirmeye zaten çalıştık.

Ancak burada, kaynağa geri dönen ışık denilen özel bir manevi bileşen olduğunu, çekebileceğimiz özel bir güç olduğunu ve onun doğamızı değiştireceğini anlamamız gerekir. Bu nedenle, bağ kurmak, birbirimize yakınlaşmak, birbirimize destek olmak istemesek bile, bunu Yaradan’a yakınlaşmak için yapmalıyız. Bu zor bir iştir ve kendimizi bunun gerekliliği konusunda ikna etmemiz gerekir, böylece arzumuza karşı hareket ederek, rol yaparak ve oynayarak bile ıslah eden ışığı uyandırırız.

Çabalarımız ne kadar yapay ve doğal değilse ve yine de bunu yaparsak, bu o kadar fazla ışık uyandırır. Bu nedenle, başkalarıyla hiç bir bağda kalamayan ve bu prensibi kabul etmeyen insanların, bağ kurmak için en küçük çabaları sayesinde, büyük ıslah eden ışığı uyandırmaları paradoksudur.

The Special Spiritual Component

 

Üzgünüm, bu öge için yorum yapma kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed