Geleceğim Dostuma Bağlıdır

Rabaş, ‘‘Dostların Önemine Dair’’: Öyle anlaşılıyor ki, dost sevgisi konusunda herkes birbirine yardım eder; yani dostuna kendisiyle aynı seviyedeymiş gibi bakmak yeterlidir, fakat dostlardan öğrenilmesi gerektiğinden, öğretmen ve öğrenci konusu vardır. Bu nedenle, kişi dostunun kendisinden daha yüce olduğunu düşünmelidir.

Soru: Bir yandan, dost, benim için bir öğretmen gibidir; onunla karşılaştırıldığımda küçüğümdür. Öte yandan, onun öğretmeni gibiyim. Bu dereceler nasıl birbirini izler?

Cevap: Bebeği olan bir anne gibi eş zamanlı çalışırlar. Bir yandan, çocuk anne için en önemlisidir ve diğer yandan anne her zaman ona bakar ve çocuk annenin iktidarı altında gibi görünür. Sonuç şudur ki çocuk, anneye hükmeder ve anne, sanki bebeğe hükmediyormuş gibi ona bakar.

Eğer geleceğim bir dosta bağlıysa, o zaman benim için en önemli olan odur. Eğer maneviyatta yapabileceğim her şey sadece onun vasıtasıyla mümkünse, o zaman bu, ondan almam değil, ona vermem gerektiği anlamına gelir. Etkileşimlerimiz tamamıyla açık ve eksiksiz olmalıdır. Sonra, birbirimizle olan iki açık ilişki tek bir hal aldığında, üçüncü bir koşula geliriz.

Soru: Sonunda eşit olduğumuz mu anlaşılır?

Cevap: Hedefimizle ilgili olarak o kadar eşitiz ki “biz” kaybolur ve ortak bir çalışma alanı, ortak bir yaşam ortaya çıkar, içinde Yaradan’ın ifşa olduğu ortak bir alan.

Soru: Burada mantık ötesi inanç nerede?

Cevap: Mantık ötesi inanç, ancak Işık aşağı indiğinde ve bize güç verdiğinde ortaya çıkar ve ihsan etme ihtiyacını hissetmeye başlarız. Bu kişinin kendinden ayrılma, ihsan etme ve ışığı yayma isteği, mantık ötesi inancın gerçekleşmesidir.

My Future Depends On My Friend

Üzgünüm, bu öge için yorum yapma kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed