Daily Archives: Ocak 9, 2019

Kendi Hislerinizden Öğrenin

Soru: Sürekli, kalpteki noktaların içsel bağının bir kişi için üst Işığı çektiğini söylüyorsunuz. Kişi bu haykırışa nasıl gelir? Kalpteki noktaların içsel bağı nedir?

Cevap: Bu, Işık’ı çeken, büyük karşılıklı bir çabayla birbirine bağlanan, aşamalı bir çalışmadır. Sizler uygun şekilde düşürülürsünüz, sonra yükseltilirsiniz ve sonra tekrar sıkıştırılırsınız ve tekrar düşürülür, yükseltilir ve sıkıştırılırsınız. Bu, üst Işığın sizin üzerinizdeki bu tür çalışmalarının bir sonucu olarak, kendi içinizde onu hissetmeye başlayana kadar defalarca gerçekleştirilir.

Kabalistik kitaplarda içsel bağ hakkında yazılmıştır. Ancak, onu hissettiğinizde, yazarın onu tarif ettiği gibi olduğunu, muhtemelen aynı şeyi hissettiğini hatırlarsınız. Ona yakınlaşırsınız ve kitaptan değil, ondan öğrenmeye başlarsınız. Kendi içinizde onun hislerini ne kadar hissetmeye çalışırsanız, o sizi o kadar ileriye götürecektir.

Learn From Your Own Feelings

Arzuların Kölesi

Soru: Ben, hazların mı kölesiyim yoksa arzuların mı kölesiyim?

Cevap: Ben arzularımın kölesiyim. Eğer bir arzuyu diğeri için değiştirirsem, o zaman hep bana daha iyi görünen, küçük bir arzuyu daha büyük bir arzu için değiştiririm. Ben her zaman sadece arzularımın içindeyim.

Soru şudur: Onların üzerine nasıl yükselebiliriz? Onları aşmak için, bu eylemi üzerimizde uygulayacak bir gruba ve üst Işığa ihtiyacımız vardır.

A Slave Of Desires

Toplumu Övme

Soru: Rabaş, kişi toplumu övdüğünde, toplumun iyiliği için hiçbir şey yapma gücüne sahip olmadığını gördüğünü yazar. Ve bunun tam tersi olmalı gibi geliyor: Eğer toplumu översem, o zaman o önemlidir ve güce sahip olmalıyım?

Cevap: Toplumun yüceltilmesi üzerinde çalışırken, gözümde onun büyüklüğünü arttırmak için yeterli nedenim olmadığını görürüm/anlarım.

Soru: Toplumu ve dostları yüceltmek tek ve aynı şekilde midir?

Cevap: Hayır. Dostlarımdan, toplumu nasıl yücelteceğimi öğrenirim. Bu şekilde birbirimizden öğreniriz ve tüm resmi ediniriz.

Glorifying Society

Dostların Önemi Neden Gereklidir?

Soru: Kişi, toplumun ve dostların önemi hakkında konuştuğunda, bu zaten kalpteki noktaların bir bağı mıdır?

Cevap: Toplumun ve dostların önemi, bunun basitçe sizin ruhunuz olduğunu bilmeniz için gereklidir. Kişi, tamamen egoistçe, onlara dahil olmaktan başka hiçbir şey olmadığını bile hayal edebilir. Diğer her şey salt yanılsamadır. Bizler bunu anlamıyoruz.

Ruh, sizin diğerlerine dahil olmanızdır. Bu, şimdiki kişiliğiniz dışında gerçekten yaşamaya başladığınız yerdir.

Soru: Bu, kalpteki noktaların bağı mıdır?

Cevap: Bu, aramızdaki bağ ile elde edilir.

Soru: Derslere ve dostların toplantısına bu hazırlık ile mi gelmeliyim?

Cevap: Evet, dostlarınızla bağda olmadığınız süre boyunca, bunu düşünmelisiniz ki bu aslında, kendinizi onların arasında gerçekleştirmek istemenizin yoludur.

Why Is The Importance Of Friends Necessary?

Karşılıklı Birleşme Ve Bağ Arasındaki Fark Nedir?

Soru: Karşılıklı birleşme ve bağ arasındaki fark nedir?

Cevap: Bağ, bir amaç uğruna doğal bir dışsal eylemdir, oysa karşılıklı birleşme içsel niteliklerimiz aracılığıyla birbirimizle birleştiğimiz içsel bir eylemdir. Herkesin, diğerlerine doğru hareket halindeyken, onlara dahil olmaya ve birleşmeye çalıştığı durumdur.

Soru: Birleştiğimiz zaman, kötü eğilimimizin ifşa olacağını söylüyorsunuz. Karşılıklı birleşme mi demek istiyorsunuz?

Cevap: Kötü eğilim her iki durumda da kendini gösterir. Biz, bunu hissetmeliyiz.

Eğer kendimizi birleşmeye iyice zorlarsak, o zaman bu birlik içinde bizi ondan geri iten bir içsel güç olduğunu hissederiz. Yaradan tarafından yaratılan, içimizde bir yılan vardır, bizim kötü eğilimimizdir ve sadece birleşmeye çalışırsak onu ifşa edebiliriz! Sonra on pençesiyle, onlumuzu birliğin dışına itmeye başlayacaktır.

Soru: Yani her halükarda, buna değil, bağlantıya mı odaklanıyoruz?

Cevap: Evet. Bu yılanı aramamıza gerek yok. Biz her zaman sadece pozitif olanı düşünürüz ve ona koşarız.

What Is The Difference Between Mutual Integration And Connection?

Yaratan Bizi Nasıl Geliştirir?

Soru: Yaradan, bizi haz ya da acı vasıtasıyla mı geliştirir?

Cevap: Bunu acı vasıtasıyla yapar, çünkü bilmediğim zaman acı çekerim ama keşke bilebilsem, edinebilsem, hissedebilsem ve görebilseydim!

Acı çeken Kli (kap), edinim için temeldir. Ancak, ıstırap, arzu edilen için sevginin ve özlemin acısı olabilir, bu da onu gerçek edinimden daha tatlı yapar.

Arzu ettiğiniz bir şeye özlem duyduğunuzda, edinimi aldığınız kap sınırsızdır. Onun ne olduğunu bilmiyorsunuzdur ve bu yüzden bir arayış, akış içinde yaşarsınız. Bir şeyi edinir edinmez, çok sınırlı olduğu ortaya çıkar. Bunun nedeni ise onun üzerine bir sınır koymanızdır. Sonunda Kli’nin hiçbir şeyle sınırlı olmadığı, tam ıslaha ulaşırız.

Soru: “Acı” kelimesi hem bizim dünyamızın hem de maneviyatın anahtar mıdır?

Cevap: Evet, ancak bu ne tür bir acı üzerine olduğuna bağlıdır: hazzın elde edilmesi için mi, realitenin tamamlanması mı yoksa karşılıksız acı çekmek için mi gereklidir.

How Does The Creator Develop Us?

Bir Kabalist Sorulara Nasıl Cevap Verir?

Soru: Bir Kabalist bir şeyi açıklarken, o koşulları tekrar yaşar mı? Yoksa bazen sadece teorik olarak mı oluyor?

Cevap: Kural olarak, bir Kabalist zaten elde ettiği şeyden bahseder. Veya zaten elde ettiği şeyden, bulunduğundan daha yüksek bir dereceye temas eden soruyu kısmen cevaplayabilir, ancak benzetim/örnekleme yoluyla, biraz da açıklayabilir.

Soru: Hepsini duygularıyla yeniden yaşar mı?

Cevap: Tabii ki. Manevi çalışma ilgili bir soru sorulduğunda, derhal o koşula girer. Başka birinin MAN’ını yükseltiyor ve ona cevap vermelidir.

Bana bir soru sorduğunuzu varsayalım, sizin arzunuzu, MAN’ınızı, talebinizi algılarım ve onu doldurmak ve aşağıya size getirmek için, sizin yerinize kaynağa yükseltirim.

Soru: Ya bir insanın neden üç başlı değil de tek başla doğduğunu sorarsam?

Cevap: Bunun nedeni, manevi bir Partzuf’un sonucudur.

Soru: Ancak bunun için, onu duyularınızda hissetmek gerekli değil midir?

Cevap: Hayır. Bu bende yaşayan eksiksiz bir yapıdır. Bunun için, yükselmeye ve herhangi bir içsel çaba göstermeme gerek yoktur. Bu yüzden sadece cevap veriyorum.

How Does A Kabbalist Answer Questions?

Başarılı Bir Dostlar Toplantısı

Soru: Ders ile dostlar toplantısı arasında bir fark var mıdır?

Cevap: Dostların toplantısı, ifşanın kendisini değil, Yaradan’ı ifşa etmenin aracıdır. Bizler, birbirimize nasıl yakınlaşacağımızı öğreniriz, böylece yakınlaşmamızda çeşitli manevi olguları ortaya çıkarmaya başlarız.

Ancak, derste, bu manevi olguların ifşasından bahsederiz: Nasıl ifşa olduklarını, nelerden oluştuklarını, neye bağlı olduklarını, vb.

Soru: Neyi başarılı bir dostlar toplantısı olarak adlandırabiliriz?

Cevap: Arzularımızı birleştirerek onları ortak bir integral (bütüncül) arzu ile bağlanma konusunda ilerlediğimizi hissettiğimizde, bir dostlar toplantısının başarılı olduğu söylenebilir. Aramızda çok çeşitli birleşimler ve hareketler yaşadığımız eksiksiz bir iletişim ağı oluşur. Sonuç olarak, onlar üst güç hissiyatı yaratırlar.

Aramızdaki bağlantı ağının hareket tarzından (her birimizin diğerlerine bağlı olarak nasıl değiştiği, ilişkilerimizde hangi değişikliklerden geçiyoruz?) Yaradan’ın derece derece ifşasını hissetmeye başlarız.

Soru: Zohar Kitabı’nı okuduğumuzda, sürekli birliği düşünürüz. Benim için, şarkı söylediğimiz ve birbirimizi kucakladığımız dostlar toplantısından daha güçlü. Biri diğerinin yerini alabilir mi?

Cevap: Pek sayılmaz. Bağ kurmak için doğru şekilde hazırlanmalıyız. Ama bu yavaş yavaş olur. İlk başta, ne yapacağını söylediğiniz ve bunu yapan çocuklar gibi davranırız ve daha sonra, onlar eylemlerinde hangi içsel hislerin yattığını anlamaya başlarlar.

A Successful Gathering Of Friends

“Kibirli” – Kişideki İçsel Engeller

Rabaş, “Dostunu Kendin Gibi Sev” ile İlgili Olarak: ‘‘Ancak, gruba yarar sağlamak için zaman ve çaba harcadıklarından, tüm toplantılardan sonra her biri hesap yapıp, kendileri için bu topluluktan ne aldıklarını, alma arzusunun ne kazandığını görürler. Kişi, kendi yararı için uğraşmış olsaydı, muhtemelen daha başarılı olmuş olacaktı. Oysa şimdi şöyle söyler: “Topluluğa katıldım, çünkü onun sayesinde tek başıma kazanabileceğimden daha fazlasını kazanabileceğimi düşündüm. Fakat şimdi görüyorum ki hiçbir şey kazanmadım.”

Bir kişi, ‘İnsan dost sevgisi, ihsan etme ve diğerlerine fayda sağlama amacı için çalışmalı’ dediğinde, herkes ona güler ve dalga geçer. Bu onlara bir tür şaka gibi gelir ve bu laiklerin koltuğudur. Bununla ilgili şöyle denir: “Fakat günah herkes için utanç vericidir ve onlar yaptıkları her şeyi kendileri için yaparlar.” Böyle bir toplum kişiyi kutsallıktan ayırır ve onu alay dünyasına atar. Bu, alaycı kişinin koltuğunun yasağıdır.’’

Bir kişi ilerledikçe, egoizmi büyür ve aniden Kabalistik grubun yapısal prensiplerine aldırış etmemeye ve küçümsemeye başladığını hisseder. Bu, bir insanın içinden yükselir ve bu tür bozukluklarla doğru bir şekilde çalışması ve onları yardıma dönüştürmesi gerekir.

Her şey sadece içsel çalışmayla ilgilidir.

Soru: Kişi onlusunun aniden bir kibirliler/alaycılar topluluğuna dönüştüğünü hissederse ne olur?

Cevap: Bu da içsel çalışmayı gerektirir, çünkü dışında gördüğü her şey aslında onun içinde gerçekleşir. Kişi, kendi içselliğini görür.

Soru: Yani grupta çalışmaya devam etmeli midir?

Cevap: Bir kişi gruptan, ancak tüm grup bağ kurma yolunu izlemenin gerekli olmadığını düşünüyorsa ayrılır. Bunun dışında, gördüğü her şeyin, aslında kendi egoizminde gözlemlediği gerçeğiyle başlaması gerekir.

Soru: Peki bununla nasıl çalışır? Amacın önemini arttırarak mı?

Cevap: İlk ve en önemlisi, kişi kendini yükseltir. Kendini böyle kontrol eder. Eğer kendini değiştirir ve grubun da değiştiğini görürse, bunların kişisel ipuçları/işaretler olduğu anlamına gelir.

Soru: Peki şimdi kendisinin kibirli olduğunu görüyorsa: oturuyor ve içinden her şeye gülüyor mudur? Dostlarına tekrar katılmak için ne yapabilir?

Cevap: Bırakın yardım istesin. Hatta açıkça ona yardım etmeleri için dostlarına dönebilir.

Soru: Yaradan’ın insanları gruba getirmesi ve bir noktada grubun kibirli (alaycı) bir topluluğa dönüşmesi mümkün müdür?

Cevap: Her şey mümkündür. Bu nedenle, hepsini tartışmak ve esas olarak Arvut’u tutmak gerekir (karşılıklı garanti). Eğer bir grup doğru çalışıyorsa, kibirlilik sadece her üyedeki, diğer üyelerle ilgili içsel bozukluklardır.

Kişi yavaş yavaş, dışsal hiçbir şey olmadığını hissetmeye başlar. Yaradan da dahil olmak üzere, önündeki her şeyi ve hayal edebileceği her şeyi, içinde mevcut olarak görür.

“The Scornful”—Internal Obstacles In A Person

Geleceğim Dostuma Bağlıdır

Rabaş, ‘‘Dostların Önemine Dair’’: Öyle anlaşılıyor ki, dost sevgisi konusunda herkes birbirine yardım eder; yani dostuna kendisiyle aynı seviyedeymiş gibi bakmak yeterlidir, fakat dostlardan öğrenilmesi gerektiğinden, öğretmen ve öğrenci konusu vardır. Bu nedenle, kişi dostunun kendisinden daha yüce olduğunu düşünmelidir.

Soru: Bir yandan, dost, benim için bir öğretmen gibidir; onunla karşılaştırıldığımda küçüğümdür. Öte yandan, onun öğretmeni gibiyim. Bu dereceler nasıl birbirini izler?

Cevap: Bebeği olan bir anne gibi eş zamanlı çalışırlar. Bir yandan, çocuk anne için en önemlisidir ve diğer yandan anne her zaman ona bakar ve çocuk annenin iktidarı altında gibi görünür. Sonuç şudur ki çocuk, anneye hükmeder ve anne, sanki bebeğe hükmediyormuş gibi ona bakar.

Eğer geleceğim bir dosta bağlıysa, o zaman benim için en önemli olan odur. Eğer maneviyatta yapabileceğim her şey sadece onun vasıtasıyla mümkünse, o zaman bu, ondan almam değil, ona vermem gerektiği anlamına gelir. Etkileşimlerimiz tamamıyla açık ve eksiksiz olmalıdır. Sonra, birbirimizle olan iki açık ilişki tek bir hal aldığında, üçüncü bir koşula geliriz.

Soru: Sonunda eşit olduğumuz mu anlaşılır?

Cevap: Hedefimizle ilgili olarak o kadar eşitiz ki “biz” kaybolur ve ortak bir çalışma alanı, ortak bir yaşam ortaya çıkar, içinde Yaradan’ın ifşa olduğu ortak bir alan.

Soru: Burada mantık ötesi inanç nerede?

Cevap: Mantık ötesi inanç, ancak Işık aşağı indiğinde ve bize güç verdiğinde ortaya çıkar ve ihsan etme ihtiyacını hissetmeye başlarız. Bu kişinin kendinden ayrılma, ihsan etme ve ışığı yayma isteği, mantık ötesi inancın gerçekleşmesidir.

My Future Depends On My Friend