Kalplerimizdeki Tapınak

Torah, Deuteronomy 12:4 – 12:5: Bunu Efendi’ne, Tanrın’a yapmayacaksın. Ancak yalnızca Efendin Tanrı’nın senin tüm kabilelerinden seçeceği yere, O’nun adını koymak için;  O’nun ikamet ettiği yeri soracak ve oraya gideceksiniz.

Burası kişinin kalbindeki tapınaktır.

Bir tapınak, Kudüs’teki ya da İsrail’deki herhangi bir yerde, insanların taşlarını ve duvarını öpmek için koştuğu, bugün ki gibi bir tür bina değildir.

Benim yüce öğretmenim Rabi Baruh Aşlag ve ben, Ağlama Duvarı’ndaki Yeruşalim’deyken, o sadece iki metre kadar yaklaştı, sakin bir şekilde baktı ve durmadan geri döndü.

Bu taşlarda herhangi bir kutsallık hissetmedi, onlara yaklaşmadı bile ve ben onun davranışından bu yere kayıtsız kaldığını açıkça anladım. Bununla birlikte, sıradan bir insan buna çekilir,  böyle bir oyuncağa ihtiyacı vardır, bir bebeğin elinde tanıdık bir çıngırak tuttuğunda rahat hissettiği gibi, o da öyle hisseder.

İnsanları,  ortak tapınağımızla  – kalplerin birliğiyle- her birinin bağlantılı olduklarını hissedecekleri şekilde eğitmek gereklidir. Ortak tapınak ruhtur.

Tora sadece kalplerimizden ve kalplerimizdeki tapınağın inşasından söz eder.

Yer, bir arzudur. Kabala’daki arzulara “yer” denir çünkü sadece doğru yerdeki düzeltilmiş arzudan Yaradan’ın ifşasını, Üst Işık’ı almak mümkündür.

The Temple In Our Hearts

Discussion | Share Feedback | Ask a question




"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed