Gerçek Kudüs

thumbs_Laitman_420_03Soru: Kudüs tüm dünya tarafından yüceltilen özel bir şehirdir. Nasıl oldu da, belli başlı tüm din gruplarında kutsal olarak sayıldı : Musevilik, İslam ve Hristiyanlık’ta?

Cevap: Kabala’nın din ile ilgisi yoktur. Binlerce senedir bu saklı idi. Fakat İsrail insanları arasında vardı ve bugünün musevilik anlayışı yerine, bu dünyada Yaradan’ı ifşa etmeye ilişkin bir metot idi. Kabala insanın Yaradan’ı ifşa etmesine izin verir; üst gücün ne olduğunu bilmeden, yalnızca çocukluktan beri öğretilenlere öylesine inanmaz.

Herkes Yaradan’ı en iyi şekilde hayal eder. Fakat Kabala Bilgeliği körü körüne inançtan bahsetmez. Kabala bu dünyadaki üst gücü ifşa etme metodudur.

Bu ifşaya Kabala’da “inanç” denir. Çünkü inanç, ihsan etmek ve diğerlerini kendimiz gibi sevebilmektir. Bencilce almak yerine, insanın kendisini aşması neticesinde, kişi iyi olan ve iyilik yapan üst kuvvete daha da yakınlaşır. Daha sonra da bu kuvvet kişinin kendisine ifşa olur.

Herkesin bu ifşaya erişmesi gerekir – yazıldığı üzere, “Herkes, küçükten büyüğe kadar kendi aralarında Beni bilmelidir”- üç dini takip edenler ve tüm insanlık. Bu yaratılışın programıdır. İstesek de, istemesek de, bunun farkına varacağız.

Bu arada bizler evrim yolunda gelişiyoruz. Kabala Bilgeliği gizli olduğu için, üç din insanlığı Yaradan’ı ifşa etmeleri için hazırlıyor. Bu hazırlık olumsuz bir yönde oluyor çünkü sıradan inancı, yalanları ve anlayış eksikliğini, edinim eksikliğini, boşluğu ve çaresizliği ifşa ediyor.

Bugünün dünyasında, genelde dinler ayrılık ve insanları ayrıştırmak için kullanılıyor. Her dinin kendi içinde birbirlerini kabul etmeyen bir çok eğilimi vardır. Dinin boşluklarıı keşfettiğimizde, bizi bekleyen Kabala Bilgeliği vardır.

Bu nedenle, bugünün Kudüs’ünde, üç dünya dini için kutsal olan bir şehir, gerçek Kudüs değildir. Kudüs (Yeruşalayim) “bütünlük şehri” (Ir Ha Şlemah) temsil eder. Bizler burada, hepimiz aramızdaki ilişkilerde mükemmelliğe erişir, birbirimizi tamamlarız.  

Birbirimiz ile bağ kurarak, aramızda Yaradan’ı ifşa ettiğimiz koşulu, form eşitliği kanununu ediniriz. Dinlerdeki, inançlardaki, fikirlerdeki ve insan niteliklerindeki tüm farklılıklara rağmen, yine de eşitlik ve birliği edinmede başarılı olur, tüm farklılıkların üzerine çıkacağımız ve onları sevgi ile örteceğimiz konusunda bir anlaşmaya varırız. Bu şekilde bizler, aramızda Yaradan’ı ifşa etme koşulunu yerine getirmiş oluruz.

Bu gerçek bir Kudüs olacaktır.

KabTV’den, “Yeni bir yaşam” 7.5.2015  

Discussion | Share Feedback | Ask a question




"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed