Kısa Hikayeler: İbrahim’in Grubunun Evrimi – Yusuf

thumbs_Laitman_724Kabala metodunun özü, özgeci sağ çizgiyi kullanarak büyüyen ego ile doğru şekilde çalışmaktır. Aynı zamanda da manevi dünyaların seviyelerini yükseltmektir. Nitekim bir sonraki manevi evrimin seviyesi ise içimizdeki dev egonun ifşasıdır.   

Burada sorumuz Yaradan’ın seviyesine kadar bizi yükseltecek büyük ego nereden gelecektir?

Şayet manevi şekillenmenin ilk kademelerinde belirdiyse, bizler bununla çalışma yapamadık ve bu seviyeden bilinçdışı şekilde kaçardık. Bu nedenle, egonun içine batmak ve onun kendi içsel büyümesi derece derece olur. Bu derece egoya yaklaşmak, onun kocaman koyu boşluğu içinde aslında ifşa olması ve onun her şeyi yutan güç içinde ifşa olması konusu, Yusuf ve kardeşleri hakkındaki hikayede anlatılır.

İlk önce, Yusuf’u kıskanan küçük ve zararsız kardeşlerinin egosu kocaman Mısır adı verilen mücadeleye dönüştü. Mısır (Mitzraim) ibranice ”Mits Rah – kötü sıvı” kökünden gelir. Bu kötü eğilimin bir yerde odaklanmasıdır.

Bir taraftan bu durum kötü gözükmüyordu fakat diğer taraftan da bir sorunla karşılaştılar: eğer kötü eğilime yaklaşmasalardı ve içlerinde bunu toplasalardı ve sanki münakaşaları sakinleştirmek istiyor gibi olsaydılar da, devam edebilmeleri mümkün olamazdı. Bu nedenle Tora’da yazar ki, İsrail ülkesinde kıtlık vardı.

Bu şekilde yani ego olmadan maneviyatta ilerleme sağlamaları başka şekilde mümkün olmayacaksa ne yapabilirlerdi? İşte bu şekilde onlar büyüyen bir egonun ihtiyacını ve onun doğru şekilde tamamlanmasını hissetmeye başladılar. Nitekim Mısır’ın içine battılar ve bu onlar için faydalı oldu çünkü bu durum onları güçlendirdi ve uyandırdı.

Buna ek olarak, babaları Yakup da aynı seviyeye girmişti. Çünkü bulundukları bu orta çizgide olmadan ve nitekim bunun üzerinde çalışma yapabilmek için büyük bir egoya ihtiyaçları olduğunu, yani başka türlü ilerleme sağlanamayacağını anlamıştı. Egoyu inşa etmeye, yedi senelik tokluk adı verilir.

Bu seneler esnasında ego çok çekicidir çünkü manevi yola karşı olduğunu göstermez. Egonun işgali altında iken yaşam tatlı, iyi ve anlamlı görünüyordu. Daha sonra da onun kölesi oldular.

Bu zaman esnasında İsrail gelişir, büyür ve katlanır yani burada demek istenilen, egonun doğru şekilde kullanılması ve ilk yedi senedeki doğru rehberliği ile çok bereketli idi. Çünkü dişi doğanın parçası olarak egonun ilk boyun eğen tavsiyesi şu olur : ”beni kullan ve ilerle.”

Fakat egoyu ilk yedi iyi senede sonuna kadar emdikten sonra, onun emilişinin sonuna gelinmişti. Yedi sene bütünüyle HGT NHYM  seviyesidir.  Yedi iyi sene yerini sonrasındaki yedi kötü seneye (açlık) bırakmıştır.

Onlar egonun içindeki kötü eğilimi fark etmeye başlarlar. Bundan önce görünüşte elde edilmiş olan fayda aslında tamamıyla boştur. Kötü eğilimin fark edilmesi de bu yedi sene içinde, aynı  HGT NHYM  seviyeleri içerisinde olmuştur. Bu seviyelerin her birinde fark etmeleri gereken şey ise, sürekli olumsuz neticeye varıldığıdır.

Yedi kötü senenin sonuna doğru onlar son niteliğe ulaşırlar, en bencilce olana, Malhut‘a. Burada onların ciddi düşüşler yaşamaları gerekir; Mısır’ın on musibetini ki, bir önceki şekildeki ego kullanımlarından vazgeçsinler.

15.10.2014 tarihli KabTV’den “Kısa Hikayeler”

Discussion | Share Feedback | Ask a question




"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Önceki yazı: