Ego’nun Tüm Durumlarından Özgür Olmak

Amacın ve Yaratan’ın yüceliğinin öneminden ( ki bunlar olmazsa çalışamayız) çok fazla konuştuk zira güce ihtiyacımız vardır. Ancak buradaki soru, ne için Yaradan’ın yüceliğine ihtiyacım var? Bu, ihsan etme ile hemfikir olacağım bir durum için mi yoksa ihsan etmeyi istiyor muyum ve ihsan etmek için Yaratan’ın yüceliğine mi ihtiyacım var? Tüm fark budur: mantık altı mı, mantık dâhilinde mi yoksa mantık ötesi inanç koşulunda mı çalışıyorum?

Yaradan’ın yüceliğini hissetmeyi istememin bir sebebi var zira aksi halde çalışamayacağım, öyleyse bu mantık dâhilinde bir eylem. Ancak dersem ki ihsan etmeye ulaşmam lazım zira bu benim için en önemli şey ve şu an sahip olmadığım güç için talepte bulunursam ve bu benim için bir ifade, yani bu ifade, ben bu yüceliği sadece mantık ötesi inanç içinde çalışmak için istiyorum demektir.

Burada içsel olarak netleştirmem gereken ince bir ayrım vardır. Bunu kelimelerle anlatmak imkânsızdır zira aklımızı karıştırır.

Rabaş der ki “Eğer bir kişi Yaradan’ın yüceliğini hissetmiyorsa, beden tüm kalbi ve ruhuyla Yaradan’ın önünde kendisini iptal etmez.” Bir kural vardır: Alma arzusu sadece Yaradan’ın yüceliğinin önünde kendisini teslim eder.

“Ancak eğer kişi sadece Yaradan’ın önemini ve yüceliğini gördüğü koşul altında Yaradan için çalışmaya hem fikir olacaksa, bu durum baştan o kişinin Yaradan’dan bir şeyler almak koşulunda olduğunu gösterir.” Bu demektir ki kişi bu yükten çekeceği ıstırabı aydınlanmak için istiyor. Eğer yükün önemli bir kişiye ait olduğunu düşünürseniz o zaman bu yükü taşımak size zor gelmez. “Aksi takdirde kişi tüm kalbiyle çalışmak istemez zira kişi sınırlıdır ve gizliliğin etki alanındadır ve ben sadece ihsan etmek için çalışmak istiyorum diyecek kadar özgür değildir.”

Eğer ki kişi Yaradan’ın yüceliğini kendi çalışması için bir ön koşul olarak yerleştirirse o zaman bu durum Bina’nın bir durumu olamaz ve kişi için sol çizgi tarafından gönderilmiş olan tüm şüphelerden ve problemlerden onu kurtarabilecek bir ‘‘gemi’’ gibi ona hizmet edemez.

Hiçbir şey almaya ihtiyacı olmayan Hafetz Hesed, Bina’nın yaklaşımıdır: bu yüzden, o özgürdür. Ancak almak isteyenler sınırlıdır ve diğerlerinin görüşlerine tabidir. Eğer bir kişi kör inançla çalışırsa ve yücelik veya herhangi başka bir şeye ihtiyaç duymazsa, buna özgürlük denir.

31.10.2012 Tarihli Günlük Kabala Dersinin 1. Bölümünden, Rabaş’ın Yazıları

Discussion | Share Feedback | Ask a question




"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed